İzmir BAM - 6. Hukuk Dairesi
Esas No.: 2018/454
Karar No.: 2019/340
Karar tarihi: 01.03.2019
Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

İ S T İ N A F K A R A R I

Davacı vekili Av.Sertaç Turgut tarafından yapılan10.1.2018 tarihli istinaf kanun yolu başvurusu ve dosya kapsamı incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

Davacı, dava konusu işyerinde 1.3.2007 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olarak bulunduğunu, söz konusu kira sözleşmesinin Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde işyerinin tapu kaydına da şerh düşüldüğünü, davalının söz konusu işyerini sadece tahliye ettirmek için hileli ve muvazaalı bir şekilde tapuda şerhi ile birlikte devir aldığını, davalının ikinci olarak tapuda şerhli bir şekilde devralarak taraf olduğu kira sözleşmesi süresi dolmadan mahkemenin 2012/724-1844 Esas- Karar sayılı kararıyla davalının işyeri ihtiyacına dayalı olarak tahliye kararı verildiğini ve kararın Yargıtay tarafından onandığını, mahkemenin tahliye kararının kesinleşmesi ile gerçekleşen tahliye işleminin akabinde, K1 olarak ismini duyduğu 3. bir kişiye işyerinin kiralandığı haberini aldığını, TBK'nun 355. madde düzenlemesine göre kiraya verenin bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü bulunduğundan, bahse konu olan kanun hükmü gereğince, davalının ihtiyaç sebebiyle tahliye ettirdiği taşınmazı bir başka şahsa yine kanunda düzenlenen süre dahi dolmadan kiraya vermesinin hem kanuna aykırı olduğu, hem karşı yana olan güvenini zedelediğinden kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, şimdilik ileride arttırmak ve fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 12.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davalı,kendisinin kiraya veren olmayıp kiralanını kira sözleşmesinden sonra satın alan kişi olması nedeniyle bağlı olmadığını, yakınları ile birlikte çalıştırmayı düşündüğü işletme nedeniyle satın aldığını ve bu nedenle de kiralanının tahliyesine istediğini, davalının tahliyede direnmesi ile yargılama sürecinin çok uzun sürmesi üzerine, düşündüğü işletme projesini gerçekleşme olasılığı kalmadığından işyerini kiraya vermeyi düşündüğünü, 6098 sayılı Kanunun 355. maddesindeki tazminatın talep şartlarının oluşmadığını, kiralananın bir yıllık kirası dışında davacının hangi zararları olduğu konusunda dava dilekçesinde maddi vakıa yer almadığını, ayrıca yıllık kira tahliye dosyasında belirli olup toplamın 12.000,00 TL nin çok altında olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile, 7.200,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı istinaf dilekçesinde;Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu yapılan taşınmazın kira bedelinin 1.500,00 TL olarak tespit edilmiş ve tahliyesi ile beraber açıkça zarara uğradığını,mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen reddine dair kararının kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.

TBK'nun 355/1.maddesinde ''Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın,kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.''şeklinde ,TBK'nun 355/3.maddesinde'' Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.''şeklinde düzenleme yapılmıştır.Benzer düzenleme mülga 6570 sayılı yasanın 15. maddesinde de bulunmaktadır.

Yasa ile kiralananın tahliyesi için dava açılması ve tahliye davasında verilecek olan kiralananın tahliyesine dair hükmün ilamlı icra yolu ile infazı sonucunda kiralananın tahliye edilmesi hali öngörülmüştür.

Somut olayda; Salihli Sulh Hukuk Mahkemesinin 28.12.2012 tarihli 2012/724 Esas 2012/844 Karar sayılı mahkeme kararında davacının davasının kabulü ile tahliyesine karar verilmiş,karar kesinleşmiştir.Ne var ki; tahliye hükmünün ilamlı icra yolu ile infazı sağlanmamıştır. (Yargıtay 6.HD 2015/6530 E. 2015/10458 K.)Ne varki, mahkeme kararı reddedilen kısım yönünden davacı tarafından istinaf edildiğinden aleyhe bozma yasağı nedeniyle kaldırma sebebi yapılmamış, bu hususa değilnilmekle yetinilmiştir.

Açıklanan nedenlerle,davacının istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1 maddesi uyarıncaESASTAN REDDİNE,

Kararın taraflara tebliğine,

Alınması gereken 491,832 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 35,90 TL harcın mahsubu ile eksik yatırılan 455,932 istinaf karar harcının davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

İstinaf gider fazlalığının bulunması halinde yatırana iadesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-a maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere 1.3.2019 günü oybirliği ile karar verildi.