İzmir 11. Sulh Hukuk Mahkemesi - 3. Hukuk Dairesi
Esas No.: 2009/13834
Karar No.: 2009/14349
Karar tarihi: 29.09.2009
Dosya olarak kaydet: PDF - TIFF - WORD
Görüntüleme Ayarları:

Dava dilekçesinde kira parasının 1.8.2008 gününden başlayarak aylık 23.000 lira olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile brüt 18.000-TL.olarak tespiti cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dava dilekçesinde, 1.8.2008 dönemine ait kira parasının aylık 23.000TL.olarak tespit edilmesini talep etmiş, mahkemece; aylık brüt 18.000-TL.kira parasının tespitine karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.

Dava konusu mecur, İzmir, Alsancak'da, zemin katda, 141 m2, tekstil satış yeridir.

Hükme esas alınan tek kişilik birinci bilirkişi raporunda dava konusu mecurun yeniden kiraya verilmesi halinde aylık 22.560-TL.ikinci (üç kişilik) raporda da aylık 22.000 TL.kira getirebileceği açıklanmıştır. Her iki bilirkişi raporunda emsal alınan kira sözleşmelerinin dava konusu taşınmaz ile hem kira başlangıç tarihlerinin, hemde m2 olarak büyüklüklerinin aynı olmadığı gibi bilirkişilerce re'sen emsal incelemesi de yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda bilirkişi raporları hüküm kurmaya elverişli değildir.

Anayasa Mahkemesinin 6570 sayılı yasanın 2 ve 3.maddelerinin iptaline ilişkin 26.3.1963 tarih ve 3/67 sayılı kararı ile, 6570 sayılı yasanın kira parasındaki “sınırlı artış” ilkesi ortadan kaldırılmamıştır. Bununla birlikte kira parasının tesbiti yöntemini belirleyen 18.11.1964 tarih ve 2/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da kira parasının “hak ve nesafete uygun” seviyede takdiri ile “sınırlı artışı” öngörülmektedir. O nedenle kira parasının tesbiti bir sınırlamadır ve hakim kira parasını takdir ederken bunun bir sınırlama olduğunu gözetmelidir.

18.11.1964 gün ve 2/4 sayılı Y.İ.B.K. ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre “hak ve nesafet” ilkesi uyarınca hakim bu sınırlamayı yaparken, öncelikle tarafların tüm delilleri varsa emsal kira sözleşmeleri aslı veya onaylı örnekleri dosyaya alınmalı, bilirkişi marifetiyle kiralanan taşınmaz ve taraf emsalleri tek tek görülüp incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, hakimce bu kira parası dikkate alınmak suretiyle hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parasına hükmedilmelidir.

Mahkemece yukarıda açıklanan yönleri içermeyen genel ifadeli bilirkişi raporuna itibar edilerek eksik incelemeyle hüküm kurulması usul ve yasaya Y.İ.B.K’ne ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına aykırı olup bozma nedenidir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.9.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.