“Demokratik Kemalizm” olarak andığım tezde yer alan fikirlerin özüne göre; Kurtuluş…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.2.Demokratik-Legalist Kemalizm ile Post-Kemalizm Tezleri
Kemalizme dair tek tartışma konusu, onun bizatihi bir “ideoloji” olup olmadığı üzerine…
“Diktatörlüklerin üçüncü bir teorisi, hazırlanma safhasındadır: bu teori azgelişmiş ülkelere ilişkin bulunuyor. Türkiye’de Mustafa Kemal, batılı tipte müstakbel bir siyasi demokrasinin şartlarını hazırlamak için tek partinin Leninci …
Demokratik Kemalizm tezini savunmuş olan başka bir isim ise Server Tanilli’dir. Tanilli,…
“İç ve dış zorunluluklar, tek partili dönemden çok partili döneme geçişi gerektirmektedir. Ve ‘ideolojik’ bir engel de yoktur buna. Asker-sivil bürokrasisinin bir siyaset felsefesi olarak kabul ettiği, devlet-toplum ilişkilerinde de uyguladığı ‘Kemalizm’ bu geçişe engel değil. Aslında, ‘pozitivist’, ‘laik’, ‘milliyetçi’ ve ‘antiemperyalist’ olan Kemalizm çok partili demokrasiye inanıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarından başlayarak bir ‘tek parti’ yönetimine gidilmişse, büyükreformlar için gerekli görülmüştür de ondan. Yoksa asıl amaç, ‘çağdaş uygarlık’ düzeyine varmak. Batı’ya karşın batılı olmak ve Batı’nın en büyük özelliği olan ‘çok partili demokrasi’ye geçmek.”
Bülent Tanör’ün benzer minvalde sayılabilecek fikirlerine göre “uygulanan yöntemler…
“Post-Kemalizm” söylemi üzerinden “yapı-sökümcü” bir anlayışla ortaya atılan savlar,…
Ezcümle, Post-Kemalistlerin yaklaşımına göre Kemalizm demokratik bir ideoloji olmayıp…
“Son tahlilde bir kuruluş dönemi Bonapartizmi olan Kemalist diktatörlük, Türk Devleti’nin bütün kurumlarına ve hakim ideolojiye (aslında resmi ideoloji) damgasını vurmuştur. Gerek verili koşullar, gerekse de bürokrasinin kendi çabalarının sonucunda Kemalizm, bir gelenek olarak Türk siyasi hayatına yerleşmiştir.” (76)…
Post-Kemalist yazına dahil edebileceğimiz Levent Köker’e göre, bir ideoloji olarak…
Son olarak Mete Tunçay, T.C.’nde Tek Parti Yönetiminin Kurulması (1923-1931) adlı eserinde Kemalizmin demokratik olmayan bir “tek parti” ideolojisi olduğunu ve Türk Devrimi’nin, Türkiye’de tek parti yönetiminin hasıl olmasını ve konsolidasyonunu sağlayan bir devrim olduğunu öne sürmektedir. Ancak Post-Kemalist yazının genelinden farklı olarak Tunçay, kitabında olay ve olgulara dayalı çok zengin bir anlatı sunmasının
