Kuralın ancak 20. yüzyılın ortalarından itibaren modern görünümüyle oluştuğunu ileri…
UAD, 20 Kasım 1950 tarihli esasa ilişkin kararında, Kolombiya’nın söz konusu suçun…
Divan, … Kolombiya hükümetinin ileri sürdüğü böyle bir geleneğin varlığını kanıtladığını…
İkinci dava, yine UAD tarafından 1950’lerin hemen başında ele alınan Fisheries…
UAD, 18 Aralık 1951 tarihli esasa ilişkin kararında, Birleşik Krallık tarafından…
Bu koşullar altında Divan, 10 mil kuralının bazı devletler tarafından hem ulusal…
Her hâlükârda, on mil kuralı, Norveç kuralın kendi kıyılarına uygulama girişimlerine her zaman karşı çıktığı için, Norveç’e karşı uygulanamaz bir niteliktedir.
UAD’nin özellikle Fisheries davasındaki kararının, ısrarlı itiraz kuralı için en önde gelen emsal yargı kararı olduğu geniş çapta kabul görmektedir.(202)…
Asylum ve Fisheries davalarının kurala gerçek bir destek sağlama niteliğini sorgulamışlardır. Bu sorgulamalardan biri, örneğin, UAD’nin kurala ilişkin değerlendirmelerinin her iki davada da karar için nihai olarak belirleyici olmadığı yorumuna dayanmaktadır. Bu yoruma göre, her iki kararda da itiraz edilen uluslararası teamül hukuku normları aslında hiçbir zaman mevcut olmamıştır. Bu itibarla Divan, iki davada da herhangi bir uluslararası teamül hukuku kuralının varlığını ilk başta reddettiğinden, UAD’nin ısrarlı itiraz kuralına muhtemel desteği - en iyi ihtimalle - obiter dictum…
Diğer taraftan Mendelson, bu eleştiriyi yersiz bulmaktadır. Ona göre, UAD’nin hem…
Green ise, argümanını desteklemeyi zor bulduğu Mendelson’ın akıl yürütmesini bir…
Kararların önemi konusunda Mendelson’ın bir diğer savunusuna göre, ratio decidendi…
Asylum ve Fisheries davalarının ısrarlı itiraz kuralının varlığını göstermekte abartıldığını ileri süren argümanlardan bir diğerine göre, UAD tarafından karara bağlanan bu davalarda ele alınan kural, tüm devletler için bağlayıcı olan genel uluslararası teamül hukukuna değil, yalnızca belirli bir grup devlet için geçerli olan bölgesel uluslararası teamül hukukuna ilişkindir ve bu açıdan kuralı yalnızca sınırlı bir şekilde desteklemektedir.(212)…
Bu eleştiriye iki nedenden ötürü katılmamız mümkün değildir. Birincisi, Mendelson’ın…
Benzer şekilde D’Amato, Asylum davasının özellikle bölgesel teamüle yönelik olduğu ve bu nedenle de genel uluslararası hukuka atfedilebilir olmadığı yönündeki – kanaatimizce haksız – eleştirisini Fisheries…
Belirtmek gerekir ki D’Amato’nun Fisheries davasında UAD’nin kararını bölgesel teamüle dayandırdığı tespiti, ısrarlı itiraz kuralını eleştiren yazarlar tarafından bile desteklenmemektedir. Örneğin Charney’e göre, “körfezler boyunca düz hatların uzunluğunu 10 deniz mili ile sınırlayan kural, uluslararası teamül hukukunun genel bir kuralıydı. Birleşik Krallık, Norveç’e karşı özel bir teamül hukuku ileri sürmek yerine, genel bir teamül kuralının uygulanmasını istemiştir.”(223)…
Sonuç olarak, Asylum ve Fisheries davalarının ısrarlı itiraz kuralı için herhangi bir temel sağlamadıkları iddiasını reddetmekle birlikte, bu davaların kural için oluşturdukları dayanağın bazıları haklı eleştirilerden muaf olmadığını kabul etmek zorunludur.(233)…