Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel +
pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Causa Doktrini
a.Vestimentum Olarak Causa
Stipulatioda öngörülen şekil şartının amacı tarafların gerçekten borç altına girme arzularını göstermek olarak yorumlanır.…
Causa’yı borcun doğumunun temeli olarak göre Kilise hukukçuları iki tarafa borç yükleyen anlaşmalar bakımından modern hukukun da esas aldığı temel iki kural öngörmüşlerdir.…
Bunlardan ilki “non servanti fidem non est fides servanda” (Sözünü tutmayana karşı sözün tutulması gerekli değildir) ilkesidir. Buna göre kendi rızasıyla borç altına giren kişi borcunu yerine getirmelidir; ancak bu koşulda karşı taraftan borcunu yerine getirmesini isteyebilir, adalet bunu gerektirir. Salt uyuşmayla kurulan sözleşmelerde karşılıklı borçların birbirleriyle olan sıkı ilişkisi bu kısa cümleyle anlatılmıştır. Taraflardan biri bir karşı edim elde etme amacıyla borç altına girmekteyse, söz konusu borçlar arasındaki bağın varlığı yalnızca doğumu aşamasında değil,
Ayrıca, alacaklının borcunu ödemeyen borçluya karşı sahip olduğu imkânlar; borcun…
Causa teorisinin kabulü ile tüm sözleşmeler tarafların anlaşmasıyla kurulabilmektedir. Bunun getirdiği diğer bir önemli sonuç ise tarafların sözleşmeye verdikleri rızanın hangi koşullarda geçerli sayılmaya devam edeceğini tartışmaya açmaktır. Sözleşmeye verilen rıza, rızanın verildiği andaki şartlar geçerli olduğu ölçüde geçerli kalacaktır. Kilise hukukçuları clausula rebus sic stantibus…
1.Pactum Nudum – Pactum Vestitum Ayrımı
b.Causa Finalis – Causa Impulsiva Ayrımı