“Geçenlerde Concord vatandaşlarının bir toplantısına katıldım ve birçok kişi arasında biri olarak Massachusetts’teki kölelik konusunda konuşmayı umuyordum; ancak hemşerilerimi bir araya getiren şeyin Massachusetts’in değil Nebraska’nın kaderi olduğunu ve söyleyeceklerimin tamamen sıra dışı olacağını görünce şaşırdım ve hayal kırıklığına uğradım. Ben evin yandığını düşünmüştüm, düzlüklerin değil; ama Massachusetts vatandaşlarından birkaçı bir köleyi kendi elleriyle kurtarmaya çalıştıkları için şu anda hapiste olmalarına rağmen, o toplantıdaki konuşmacılardan hiçbiri bundan üzüntü duyduğunu ifade etmedi, hatta buna atıfta bile bulunmadı.”(608)…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
2.Massachussets’de Kölelik
Thoreau’nun altı yıl sonra yayınlanan ‘Massachusetts’de Kölelik’ makalesinde önemli bir düşünsel değişim yaşadığı görülmektedir. Bu makalede Thoreau, devletin zannedildiği kadar güçlü olmadığı ve izlediği politikaların vicdan sahibi insanlar üzerinde etkili sonuçlar doğurmadığı yönündeki görüşlerinde yanıldığını fark etmiştir.(605)…
Bu nedenle Thoreau’nun topluma ve devlete karşı daha temkinli ve şüpheci bir yaklaşım…
“Üç yıl önce de, Boston yetkililerinin tamamen masum olan ve masum olduğunu bildikleri bir adamı köleliğe geri götürmek için toplanmalarından sadece bir hafta sonra, Concord sakinleri özgürlüklerini ve köprüde savaşan atalarının cesaretini ve özgürlük aşkını kutlamak için çanların çalınmasına ve topların ateşlenmesine neden oldular. Sanki o üç milyon kişi kendileri özgür olmak ama üç milyon kişiyi kölelik altında tutmak için savaşmış gibi. Bugünlerde insanlar aptal şapkası takıyor ve buna özgürlük şapkası diyorlar. Bilmiyorum ama bazıları var ki, bir kırbaç direğine bağlanmış olsalardı ve bir ellerini serbest bırakabilselerdi, (bu ellerini) özgürlüklerini kutlamak için çanları çalmak ve topları ateşlemek için kullanırlardı…Komşularım hakkında böyle düşünüyordum. Concord’un her insancıl ve akıllı sakini, o çanları ve o topları duyduğunda, 19 Nisan 1775’te yaşananları gururla değil, 12 Nisan 1851’de yaşananları utançla düşünürdü. Ama şimdi bu eski utancı yarı yarıya yeni bir utancın altına gömdük.”(609) Bu nedenle ahlaki değerlendirmelerine güvenilecek olanlar taşrada yaşayan ve bu sayede…
“Herhangi bir toplumsal sorunla ilgili olarak, taşranın ne düşündüğünü bilmenin, şehrin ne düşündüğünden daha önemli olduğuna giderek daha fazla ikna oluyorum. Şehir fazla düşünmez. Herhangi bir ahlaki sorunda, Boston ve New York’un görüşlerini bir araya getirmektense Boxboro’nun görüşlerini almayı tercih ederim…Meçhul bir taşra kasabasında çiftçiler, memleketi rahatsız eden bir konu hakkında fikirlerini beyan etmek üzere özel bir kasaba toplantısında bir araya geldiklerinde, bence bu, gerçek Kongre’dir ve Birleşik Devletler’de şimdiye kadar toplanmış olan en saygın Kongre’dir.”(610)…
Thoreau, toplumsal sorunların değerlendirilmesinde anlamı belirsiz olan ‘vicdanın’…
“Üzülerek söylemeliyim ki, Massachusetts’te, Tanrı’nın yasasına aykırı bir yasa uyarınca hüküm vermesi istendiğinde, görevinden istifa etmeye ve hayatını masum bir şekilde kazanmaya hazır bir yargıç olduğundan şüpheliyim.”(611)…
Bu nedenle toplumsal sorunların değerlendirilmesinde kullanılacak kriter ‘insanlığın yasaları’ ya…
“Kaçak Köle Yasası’nın doğru olup olmadığına değil, anayasaya uygun olup olmadığına bakıyorlar. Erdem mi anayasaya uygun, yoksa ahlaksızlık mı? Hakkaniyet mi anayasaya uygun, yoksa adaletsizlik mi? Bunun gibi önemli ahlaki ve hayati sorularda, bir yasanın anayasaya uygun olup olmadığını sormak, o yasanın yararlı olup olmadığını sormak kadar yersizdir…Mesele, sizin ya da büyükbabanızın yetmiş yıl önce şeytana hizmet etmek üzere bir anlaşma yapıp yapmadığınız ve bu hizmetin karşılığının şimdi ödenip ödenmeyeceği değil; mesele, şimdi, ilk ve son kez, Tanrı’ya -kendinizin ya da atalarınızın geçmişteki pişmanlıklarına rağmen-, Jefferson ya da Adams’ın değil, O’nun varlığınıza yazdığı ebedi ve tek adil anayasaya itaat ederek hizmet edip etmeyeceğinizdir.”(612) Thoreau’ya göre köleliğe karşı olmak, yurttaş olmaktan daha çok ve öncelikle insan…
“Vatandaşlarıma, önce insan olmaları gerektiğini ve ancak sonradan ve daha uygun bir zamanda Amerikalı olabileceklerini hatırlatırdım. Yasaların, sizi ve insanlığı bir arada tutmadığı sürece, ruhunuzu ve bedeninizi bir arada tutmak adına bile olsa, malınızı korumak için ne kadar değerli olduğunun bir önemi yoktur(613)….…
Thoreau’ya göre bu dürüst insanlar, doğa ile Tanrı yasalarıyla ve insanlık yasaları…
Thoreaau bütün bu olan bitene nasıl tepki verilmesi gerektiği sorusuna ‘Sivil Hükümete Direniş’dekine…
“Bana özgür bir devlet ve gerçekten adaletli bir mahkeme gösterin, gerekirse onlar için savaşırım; ama bana Massachusetts’i gösterin, ona bağlılığımı reddederim ve mahkemelerini küçümserim. İyi bir hükümetin etkisi hayatı daha değerli hale getirmektir, kötü bir hükümetin etkisi ise daha az değerli hale getirmektir. Demiryolunun ve diğer tüm maddi varlıkların değerinin bir kısmını kaybetmesini göze alabiliriz, çünkü bu bizi sadece daha basit ve ekonomik yaşamaya zorlar; ancak yaşamın değerinin kendisinin azalması gerektiğini varsayalım! İnsan ve doğadan nasıl daha az talepte bulunabiliriz, erdem ve tüm asil nitelikler açısından nasıl daha ekonomik yaşayabiliriz?”(619)…
