Ceza yargılamasında geçmiş dönemlerde uygulanmış ve halen uygulanmakta olan –tahkik, itham ve karma- sistemlerin…
Çelişmeli yargılama hakkı ile silahların eşitliği ilkesinin ne zamandan itibaren…
AİHM Ludi/İsviçre(163) kararında, hakkaniyete uygun yargılama kavramından hareket edilerek adil bir yargılamanın zımni/örtülü gereklerini tespit edilmeye çalışılmıştır. Savunma hakkı bu gereklerden en önemlilerinden biridir. Ceza muhakemesinde savunma hakkının teminat kapsamına alınması demokratik toplumun temel bir ilkesidir. Bu nedenle AİHM’ye göre hakkaniyete uygun bir yargılamanın gerçekleştirilmesi
AİHM ve Anayasa Mahkemesi, başvurucuların haklarındaki suç isnadını en kısa süre…
Nitekim AİHM Pélissier ve Sassi/Fransa(166) kararında,…
Sözleşme’nin 6. maddesinin (3). numaralı fıkrasının (a) bendi temel olarak iki güvenceyi…
“En kısa sürede” haberdar edilme/erişme kavramlarının ne anlama geldiği AİHM…
AİHM, Chichlian ve Ekindjian/Fransa(167) kararında,…
“Ayrıntılı” olarak haberdar edilme kavramı konusunda ise AİHM Mattoccia/İtalya(168)…
AİHM Varela Geis/İspanya(169) kararında, kendisine suç isnat edilen kişilere, gerçekleştirdikleri iddia edilen ve suçlamanın dayandırıldığı eylemler hakkında değil aynı zamanda bu eylemlerin, yasal olarak ne şekilde nitelendirildikleri bakımından da ayrıntılı olarak bilgilendirilme yapılması gerektiğini belirtmiştir. AİHM ayrıca suçlamada ve bu suçlamanın “gerekçesinde”…
Anayasa Mahkemesi’ne göre de sanığın hangi eylem ile suçlandığının ve suçlardan hangisini…
Anayasa Mahkemesi Alper Elmacı(173) kararında, başvurucunun başka iddiaları yanında hakkında dava açılmayan suçlardan da mahkûmiyet kararı verildiği iddiası kapsamında isnadı öğrenme hakkının ihlal edildiği
Anayasa Mahkemesi bir başka başvuruda(175) ise başvurucu hakkında nitelikli yağmaya azmettirme suçundan dava açılmasına karşın nitelikli yağma suçundan ceza verildiği şikâyetini incelemiştir. Başvurucu, vasıf ve sebep değişikliği yapılan suç yönünden savunması alınmadan hakkında mahkûmiyet kararı verildiğini belirterek hakkaniyete uygun yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Mahkeme, başvurucu hakkında nitelikli yağmaya azmettirme suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmasına rağmen, zorla senet almak suretiyle nitelikli yağma suçunu işlediği gerekçesiyle cezalandırılan başvurucunun, yargılama sırasında hakkındaki suç isnadının fiil ve hukuki nitelik yönünden değişmesine rağmen bu değişiklikten haberdar edilmediğini ve bu değişiklik kapsamında başvurucuya ek savunma hazırlamak için süre de verilmediğini ayrıca başvurucu tarafından bu şikâyetlerin temyiz aşamasında ileri sürülmese dahi Yargıtay’ın re’sen gözetmekle görevli olduğu kamu düzenine ilişkin bu husus hakkında bir değerlendirme yapmadan karar verdiğini belirterek, suç isnadını öğrenme…
Son olarak isnadın, kişinin “anladığı dilde” bildirilmesi gerekmektedir. Aksi hâlde isnadın bildirilmesinin bir anlamı kalmayacaktır. Mahkeme’ye göre yargılamayı yapan mahkemenin dilini anlayan ve konuşan sanığa başka bir dilde isnadın bildirilmesi gerekmemektedir. İsnadın ana dilde bildirilme zorunluğu da bulunmamaktadır. Birden fazla dil bilen sanığa isnadın hangi dilde bildirileceğine sanık değil derece mahkemeleri karar verecektir. Mahkeme, derece mahkemelerinin Türkçe bilmeyen sanıklara sunulan tercümenin yeterlilik düzeyini değerlendirmesi gerektiğine işaret etmektedir. Bazı durumlarda bilgilendirmenin sanıkların tercüme talep ettikleri dilde yapılmasının yargılamanın adilliği için gerekli olabilecekse de esaslı belgeler dışında tüm dava dosyasının sanığın anladığı dile çevrilmesinin gerekli olmadığını belirtmektedir(184)…
AİHM’nin Brozicek/İtalya(185) kararına konu olayda İtalyan vatandaşı olmayan ve İtalya’da da oturmayan başvurucu İtalyanca bilmediği için bilgilendirme yazısının içeriğini anlamakta güçlük çektiğini, İtalyan adli makamlarına çok açık bir şekilde bildirmiştir. AİHM, İtalyan adli makamlarının başvurucunun bilgilendirmenin yapıldığı dile yeterince hâkim olduğunu kanıtlayamamaları ya da buna inanmak için makul sebeplerin bulunmaması durumunda bilgilendirmeyi içeren metnin çevirisini sunması gerektiğine karar vermiştir. AİHM’ye göre bilgilendirmenin sanığın veya avukatının bildiği bir dilde olması yeterlidir.(186)…
