Türk ve İsviçre Hukuklarında ağırlıklı görüş(750), vasiyet alacaklısının belirlenmesinin üçüncü bir kişiye bırakılamayacağını, bu belirlemenin doğrudan doğruya mirasbırakan tarafından yapılmasının, hiç değilse şüpheye yer vermeyecek şekilde ölüme bağlı tasarruftan tespit edilebilir olmasının gerektiğini kabul etmektedir. Ölüme bağlı tasarruf yapmak kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olup, bunu yaparken kanunî ya da rızaî temsile başvurulamaz. BGB § 2064’te bu kural açık olarak ifade edilmiştir. Mirasbırakan ölüme bağlı tasarrufunu ancak şahsen yapabilir. Türk ve
Buna karşılık diğer görüşe göre(758) temel kural, ölüme bağlı tasarruf yapma hakkının temsile izin vermeyen ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hak niteliği sebebiyle, vasiyet alacaklısının belirlenmesinin üçüncü bir kişiye bırakılamayacağı olsa da, bu hususta bazı istisnalar tanınabilir. Mirasbırakan vasiyet alacaklısının belirlenmesi için gerekli olan objektif koşulları belirtmişse, vasiyet alacaklısının belirlenmesini üçüncü bir kişiye bırakabilmelidir. Böyle bir seçim ölüme bağlı tasarruflarda geçerli olan temsil yasağını ihlâl etmez(759).…
Bu konuda kanaatimizce üstünlük tanınması gereken diğer bir görüş(762)…
Gerçekten de kural vasiyet alacaklısının belirlenmesinin doğrudan doğruya mirasbırakan…
Yargıtay kararına konu olan bir uyuşmazlıkta(767) mirasbırakan sahip olduğu çiftliğinin İzmir Çocuk Hastanesi veya Darüşşafaka’dan birisine verilmesini vasiyet ederken, bu iki kurumdan hangisine verileceğinin belirlenmesini vasiyeti yerine getirme görevlisine bırakmıştır. İzmir Çocuk Hastanesi’nin vasiyeti yerine getirme görevlisi tarafından seçilmesi üzerine de ölüme bağlı tasarrufun iptaline yönelik dava açılmıştır. Yargıtay