Almanya ve İsviçre’de gerek literatürdeki gerekse yargı kararlarındaki karşı davaya…
Alman doktrininde Alman Federal Mahkemesi’nin karşı davanın tarafları bakımından…
İsviçre Federal Mahkemesi ise karşı davayı şu şekilde tanımlamıştır: Karşı dava ne…
Türk doktrininde de karşı dava genellikle açılmış ve halen görülmekte olan davada,…
Postacıoğlu, ise karşı davayı geniş anlamda ve dar anlamda karşı dava olarak ayırarak, “Dâvacının dâvasına karşı, dâvalı, müdafaa ve defide bulunmakla beraber veya bulunmaksızın, dâvacıya karşı aynı mahkeme önünde muayyen bir iddia serdederek; bu iddianın hüküm altına alınması”nı…
Görgün/Börü/Toraman/Kodakoğlu ise karşı dava sebeplerini de dikkate alarak, daha kapsamlı şekilde karşı davayı şöyle tanımlamıştır: “Açılmış ve halen görülmekte olan bir asıl davada davalının asıl davacıya karşı takas veya mahsup ilişkisinin bulunması halinde aynı mahkemede, aynı dosya numarası altında açtığı davaya karşı dava denir(110)…
Doktrinde karşı davaya ilişkin en ayrıntılı tanımı Tanrıver ve Muşul yapmıştır. Tanrıver’e göre…
Muşul da karşı davayı tüm unsurlarını da içerecek şekilde, “..davalının… cevap lâhiyasında; kendisinin de davacıdan alacaklı olduğunu iddia ederek bu karşı alacağının asıl dava konusu alacak ile takas ve mahsup edilmesini ileri sürmesi veya asıl dava ile irtibatlı olan diğer bir davayı asıl davacıya karşı açması”…
Bu tanımlardan yola çıkılarak karşı dava, derdest olan bir davada davalının aynı mahkemede ve aynı dosya üzerinden, esasa cevap süresi içerisinde davacıya ve belli koşullarda davacı ile birlikte üçüncü kişiye karşı, asıl dava ile bağlantılı ya da takas veya mahsup talebiyle açtığı dava olarak tanımlanabilir
Yukarıda verilen tanımlardan ve bu tanımlardan çıkarılan unsurlardan da anlaşılacağı…