Vasiyet borçluları, vasiyet alacağının ifası noktasında müteselsil sorumlu olduklarından,…
Öğretide bir görüş(674) bu konuda TBK m. 166/II hükmünden hareket etmektedir. Türk Borçlar Kanunu m. 166/II’ye göre “Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler”.…
Diğer görüşe göre(675) ise alacaklının davayı gerek tüm müteselsil borçlulara karşı açtığı gerekse içlerinden birine karşı açtığı durumda, zamanaşımı def’ini hangi müteselsil borçlu ileri sürerse, sonuçlarından kendisinin yararlanmış olması gerekir. Zira TBK m. 161 uyarınca zamanaşımı def’i borçlu tarafından ileri sürülmeden, hâkim bunu re’sen dikkate alamaz. Borçluların tamamı için aynı zamanaşımı süresinin işlemiş ve dolmuş olması da bu durumu değiştirmez. Dolayısıyla vasiyet alacaklısı zamanaşımı def’ini ileri sürmeyen mirasçıya başvurabilir. Kanımızca da…