Yine doğruluk ödevine dayanan Roth’a göre(148) hasmın doğruluk ödevi, delil gösterenin ispat hakkı ile örtüşmektedir. Delil gösterenin ispat hakkı, hasmının usûli doğruluk ödevinin diğer yüzü olarak, anayasa tarafından da garanti edilmiş sübjektif bir haktır. Bu nedenle, mahkeme kural olarak gösterilen delilleri tüketmelidir. Delil gösteren ispata ilişkin sadece bir usûli beklentiye, ümide değil; karşı tarafın bir yükümlülüğü-
Tresenreuter(151) de bu görüşe katılarak, delili önceden değerlendirme (Beweisantizipation) yasağının(152)…