Bu çerçevede Oehler’in tanımına göre hareket, dava açılmış ya da hüküm verilmiş, bu bağlamda hakkında hukuki bir belirleme yapılmış olan dış dünyada meydana gelen olayları ifade etmektedir. Bu olaylar tamamlanmış ve karmaşık birçok fiil barındırmakta; ayrıca bu hareketlerin arkasında hareketi gerçekleştirenlerin tek bir (einheitlich- türdeş-bağdaşık) kastı ya da taksiri yer almaktadır(211).…
-
Git
: -
Favorilere ekle veya çıkar
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült
Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece Profesyonel + pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
i. Hareket İçeriklerinin Esas Alındığı Görüşler
Ceza muhakemesinde fiilin sınırlanmasında hareketi esas alan Oehler, “non bis in idem” ilkesinin çıkış noktasının hareket ve buna bağlı
İştirak şekillerinin birbirine dönüşmesi ihtimalleri bakımından yazar tarafından… Oehler’in teorisine göre kendi çocuğunun ölümünü yetkili makamlara bildirmemiş olmaktan beraat eden biri hakkında, bu öldürmeye azmettirmekten dolayı dava açılabilir, zira bir suç bölümü diğeri ile hareket parçası bakımından bir çakışma arz etmemektedir. Benzer şekilde hırsızlık ve hırsızlık konusu malın satın alınması bakımından da iki fiil bulunmaktadır. Zira hırsızlık konusu malın satın alınması suçunun işlenebilmesi için, hırsızlık suçunun tamamlanması zorunludur(214).… Ancak belirtmek gerekmektedir ki Oehler fiilin tespiti bakımından bazı durumlarda hareketin içeriği fikrinden ayrılmaktadır. Örneğin yazar zincirleme suç içerisinde yer alan hiçbir tekil hareketin bağımsız olmadığını belirtmektedir. Bu hareketlerin hepsi toplu ve aynı amaca dayanmaktadır. Bu nedenle burada tek bir muhakeme hukuku anlamında fiil kabul Fiilin sınırlandırılmasında harekete ağırlık veren Herzberg de ceza muhakemesindeki fiil ve hareket kavramlarının aynı kabul edilmesi gerektiğini savunmaktadır(219).… Herzberg’e göre birden fazla olay bir hareket tekliği şeklinde birbirine bağlanamadığında, çok sayıda fiil kabul edilmelidir. Bu bağlamda örneğin bir zincirleme suçun tekil hareketleri; bir çocuğun öldürülmesi ve ondan önce meydana gelmiş teşebbüs aşamasında kalmış çocuk düşürtme; kaza mahallini terk etme ve kazaya neden olma; başkasına ait eşyanın alınmasına iştirak ile önceki yardım ya da daha sonraki hırsızlık konusu malın satın alınması; öldürmeyi bildirmemek ile bu öldürmeye azmettirme gibi hareketler çok sayıda fiil kabul edilmelidir(224).… Fiilin belirlenmesinde hareketi esas alan bir diğer yazar Liu ise, öncelikle fiil kavramının “olay” kavramı ile tanımlanmasının sakıncalarından bahsetmektedir. Nitekim fiilin tarihi bir olay olarak ele alınması muhakeme açısından önemsizdir. Zira öncelikle fiil tasavvuru ile olay kelimesinin ne anlama geldiğinin açık bir şekilde ortaya konması gerekmektedir. Ona göre “olay” kavramının fiil kavramını tanımlamakta kullanılması, bir Liu’ya göre her bir somut ihlal öncelikle olgusal durumların toplamını ifade etmektedir. Nitekim bir ihlal gerçekleşmesi için öncesinde olgusal durumun oluşması gerekmektedir. Daha sonra ise bu olgusal durumlar bir ihlal kavramı altında ifade edilir. Ancak dikkat edilmesi gereken husus bu olguların bir ya da birden fazla ihlal olarak ele alınmasından önce, fiil tasavvurunun kendine özgü olması gereğidir. Zira ihlal kavramı sadece bir toplam olarak ortaya çıkmaz. Bu açıdan ihlalin unsurları basit bir ekleme ile birbirine bağlanmazlar. Olgusal durumlarının bir araya gelmesi ya da ayrılması ihlali yani normu belirlemektedir(228)… Hareket içeriklerinin esas alındığı görüşlerin maddi ceza hukukundaki hareket ve… Bu bağlamda örneğin Neuhaus StPO §155/II, 2206, 207 /II, 264/I ve 265’i gerekçe göstererek hareket içeriklerine ilişkin görüşleri reddetmekte ve bu teorilerin zikredilen bu düzenlemelerle uyum içinde olmadığını ifade etmektedir(234).… Bunun dışında non bis in idem ilkesinin Alman Anayasasındaki anlamını inceleyen BVerfGE Ayrıca belirtilmelidir ki hareket teorileri birçok suçun bir fiile bağlanıp bağlanamayacağı…
