Hukukumuzda, zarar görenin birlikte kusuruna ilişkin değerlendirme, Türk Medeni Kanunu’nun…
Kaynağını Roma Hukukundan almakla birlikte, zarar görenin birlikte kusuruna ilişkin…
Yukarıda(405) da izah edildiği üzere, fiziksel aktivite ya da sosyalleşmek gibi amaçlara hizmet etmesi dolayısıyla sportif faaliyet gibi görünse de, hukuk, ahlak ve sair toplumsal yaşamı düzenleyen kurallarca tasvip edilmeyen şiddet ve taşkınlık gibi unsurlar içermesi dolayısıyla spor tanımının ötesinde kalan, yer altı dövüşleri gibi kimi faaliyetler açısından rızanın, dolayısıyla üstlenilen risk ilkesinin uygulanması mümkün değildir. Zira bu faaliyetler kapsamında gösterilen rıza, hukuka ve ahlaka aykırı olması, dolayısıyla Kanunda öngörülen geçerlilik şartlarını taşımaması nedeniyle hukuka aykırılığı ortadan kaldıran bir neden teşkil etmemektedir. Bu durumda, rıza, Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi kapsamında birlikte kusur hükümleri çerçevesinde ele alınarak tazminat
Yine, yukarıda(407) değinildiği üzere, doktrinde bir görüş, rızanın yalnızca oyunun kuralları çerçevesinde gerçekleştirilecek faaliyetler kapsamında geçerli olduğunu, hafif kural ihlallerinin dahi bu korumanın dışında kalacağını ifade etmektedir. Buradan hareketle, sportif faaliyetlere katılım gösteren kişinin rızasının, rıza hükümleri kapsamında değil, ancak birlikte kusur hükümleri kapsamında ele alınarak, tazminattan indirim nedeni olarak değerlendirilebileceği ifade edilmektedir(408).…
