-
Git
: -
-
ᴀ⇣ Yazı karakterini küçült

Aşağıda bir kısmını gördüğünüz bu dokümana sadece pakete abone olan üyelerimiz erişebilir.
c.Vergi Usul Kanunu’nun Mükerrer 355. Maddesi Kapsamında Düzenlenen Kabahatler
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinin ilk fıkrası oldukça ayrıntılı bir düzenleme ile öncelikle “Bu Kanunun 86,148,149,150, 152/A, 153/A mükerrer 242, 256 ve 257 nci maddelerinde yer alan zorunluluklar ile mükerrer 257 nci maddesi ve Gelir Vergisi Kanununun 98/A maddesi uyarınca getirilen zorunluluklara uymayan”lara özel usulsüzlük Sayfa 852cezası kesileceğini belirtmiştir.(743) Hükme 7524 sayılı Kanun ile yeni fık-Sayfa 853
BOŞ SAYFA
ralar eklenmiş ve yeni özel usulsüzlük cezaları ihdas edilmiştir. Bu yeni düzenlemeler…
Bu hükümde yer alan, VUK md. 149 ve 150. maddelerine aykırılık nedeniyle ceza kesilebilmesi…
Özel usulsüzlük cezası kesilmesine rağmen mecburiyetleri yerine getirmeyenlere yeniden…
Bu hüküm nedeniyle çok çeşitli nedenlerle özel usulsüzlük cezası kesildiği görülmektedir.…
Bu fıkra nedeniyle ceza kesilen bir başka hal de defter ve belgelerin ibraz edilmemesidir.
Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2013/3, K:2019/1 sayılı kararında mücbir…
Hüküm devamında “Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 770.000 TL (28.000.000)’yi geçemez”…
Bu düzenleme ile ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi…
Madde “Elektronik ortamda beyanname verilmesi mecburiyetine uyulmaması halinde kesilmesi gereken özel usûlsüzlük cezası, beyannamenin kanuni süresinin sonundan başlayarak elektronik ortamda 30 gün içinde verilmesi halinde 1/10 oranında, bu sürenin dolmasını takip eden 30 gün içinde verilmesi halinde ise 1/5 oranında uygulanır.”…
Bu noktada elektronik ortamda beyanname verilmemesine ilişkin olarak düzenlenen kabahate…
Elektronik beyannameye ilişkin olarak Danıştay(749),…
Danıştay isabetli bir şekilde “…varsayım ve kanaat yoluyla davacının tefecilik faaliyeti yürüttüğünden ve %3 komisyon gelirinin verginin matrahını oluşturduğundan bahisle re’sen salınan vergi ziyaı cezalı banka ve sigorta muameleleri vergilerinde hukuka uyarlık görülmediği, tefecilik faaliyeti yaptığına ilişkin somut tespit bulunmayan davacı tarafından elde edildiği ileri sürülen faiz gelirleri için verilmeyen beyannameler ve düzenlenmeyen faturalar nedeniyle 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin (1.) bendi ve mükerrer 355. maddesinin (1.) fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarında da hukuka uyarlık bulunmadığı…”…
Danıştay bir başka kararında ise “213 sayılı Kanun’un mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezaları yönünden ise, geçmişe dönük olarak mükellefiyetin tesis edilmesi halinde, işe başlama tarihi ile mükellefiyetin tesis edildiği tarih arasındaki dönemler için elektronik ortamda beyanname verilmesi hukuken ve fiilen mümkün olmadığından, bu yüküm
Ancak belirtmemiz gerekir ki Danıştay’ın bu yöndeki kararları yerleşik hale gelmiştir.…
Yukarıda da belirtildiği üzere hükme 7524 sayılı Kanun uyarınca yeni fıkralar eklenmiş…
Bu kapsamda ilk olarak ikinci fıkrada bir değişiklik yapılmıştır. Buna göre; “Mükerrer 257 nci maddenin birinci fıkrasının (7) numaralı bendi
Bu değişiklikle beraber elektronik ticaretin yanı sıra internet dâhil olmak üzere…
Yeni eklenen bir diğer fıkraya göre; “Mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatların, banka ve benzeri finans kurumları, ödeme kuruluşları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi aracılığıyla başkalarının adı ve/veya hesabı kullanılarak yapılması durumunda, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 10’u nispetinde, mal teslimi veya hizmet ifasını yapanlar ile adına ve/veya hesabına ödeme yapılanlara ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak, bu fıkra uyarınca bir takvim yılı içinde kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 20 milyon Türk lirasını geçemez…
Eklenen bu fıkra ile mükelleflerin mal teslimi veya hizmet ifalarına ilişkin tahsilatlarının,…
Bir sonraki fıkrada da benzer bir düzenleme yapılmıştır. Buna göre; “23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu uyarınca izin verilen durumlar hariç olmak üzere kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatların, kendi mükellefiyeti adına kayıtlı olmayan ödeme sistemleri veya cihazları aracılığıyla yapılması durumunda, tahsilatı yapan mükelleflere ve kendi adına kayıtlı olan bu sistemleri veya …